

Beşiktaş’ın UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda karşılaşacağı Midtjylland üzerine yapılan istatistik çalışması, Danimarka ekibinin nerede vurduğunu ve nerede vurulduğunu net biçimde ortaya koyuyor: ceza sahası içinde ölümcül, kendi yarı sahasında ise baskı altında erimeye müsait.
Hücum hattı dikine gitmekten çekinmiyor. Maç başına 2.3 gollük ortalama yakalamalarının bir tesadüf olmadığını, geçen sezon attıkları 62 golün yalnızca 6’sının ceza sahası dışından gelmesi anlatıyor. 151 uzak mesafe şut denemesinden sadece 6’sının ağlarla buluşması, topu sürekli ceza alanına taşımak isteyen bir takımla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Sağ ayakla 31, sol ayakla 29 gol bularak kanat dağılımını da eşitlemişler; savunmayı tek tarafa yığmak çözüm sunmuyor. Maç başına 2.7 büyük gol fırsatı üretiyor olmaları Beşiktaş savunmasının 90 dakika boyunca uyanık kalmasını zorunlu kılıyor.
Savunma tarafında işler değişiyor. Topa yüzde 53.8 oranında sahip olmaları sizi yanıltmasın; sabırlı pas sirkülasyonuyla değil, sezon boyunca 42 kez başvurdukları kontrataklarla pozisyon arayan bir ekip var karşımızda. Bu aceleci yapının faturası ağır: maç başına 142.3 top kaybı. Beşiktaş’ın geçiş oyunundaki hızı düşünüldüğünde, Midtjylland’ın kaptırdığı her top potansiyel bir tehlikeye dönüşebilir.
Üstelik defans hattı bireysel hatalara yatkın. Geçen sezon şuta neden olan 17, doğrudan gole sebebiyet veren 7 kritik hata yaptılar. Maç başına 1.1 gol yemelerinin en büyük gerekçesi bu. Sezonu 5 kırmızı kartla kapatmış olmaları da disiplin sorununun altını çiziyor.

Siyah-beyazlıların tur biletini cebine koyması, ön alan baskısını doğru zamanlamayla uygulayıp rakibin savunmadaki bu gelgitli görüntüsünü sürekli zorlamasından geçiyor. Midtjylland’ın ceza sahası çevresini iyi kapatan, top kayıplarını hızlı hücuma çevirebilen bir Beşiktaş, Danimarka duvarını aşacak anahtarı elinde tutuyor.




